Değerli yatırımcılarımız, değerli iş ortaklarımız ve değerli çalışanlarımız

2011 yılı dünya ekonomisi açısından oldukça zor bir dönemeçti.  2008’de ABD’de başlayıp tüm dünyaya sıçrayan “Mega Kriz” , global ekonomiyi  “Kontrolsüz Kapitalizm” in son aşaması olarak artık sadece firmaların değil  ülkelerin de iflasına yol açan bir borç krizi ile yüzleştirdi. Özellikle Eurozone’ da  PIGS olarak bilinen ve AB’nin zayıf halkaları olarak nitelendirilen  Portekiz, İrlanda, Yunanistan ve İspanya’da baş gösteren kamu borcu  krizinin domino etkisiyle İtalya’ya da yayılması ve bu büyük çaplı krizin AB içindeki diğer ülkeleri de etkilemesi  Euro’nun geleceği için bir tehdit oluşturmuştur.  Eurozone bölgesinde yaşanan bu kriz ana pazar  olması nedeniyle Türkiye’yi de yakından ilgilendirmektedir.  Bugün küresel  ekonominin önündeki temel sorunun çözülebilmesi  için  dış açık veren ekonomilerle dış fazla veren ülkeler arasında üretim- harcama dengesinin yeniden  kurulması  gerekmektedir.

2011 yılını Türkiye açısından değerlendirdiğimizde ise,  küresel  ekonomideki endişelere karşın Türkiye’nin ilk üç çeyrekte ABD’ye ve AB’ye oranlara ciddi büyüme kaydettiğini  söyleyebiliriz. Yılın üçüncü çeyreğindeki yüzde 8.2 ‘lik büyüme oranı  ilk iki çeyrekteki , sırasıyla, yüzde 11.6 ve 8.8 ‘lik büyüme oranlarına göre daha düşük olsa bile, Türkiye dünya  ekonomilerine bakıldığında Hindistan ve Brezilya ile birlikte hızla büyüyen ülkeler arasında anılmaktadır. Ayrıca Arap Baharı’nın yarattığı domino etkisi de Türkiye’nin global ölçekteki  pozisyonu  olumlu ölçüde etkilemiştir. Bu ülkelerdeki diktatör rejimlerin yıkılması ile yeni hükümetlerin bir rol model olarak Türkiye’yi benimsemesi ve Türkiye ile olan ticari münasebetlerini artttırmak istemesi, önümüzdeki  yıllarda, kuvvetle muhtemel, Türkiye’nin ihracat hanesine olumlu yansımalar sağlayacaktır. Ancak  2023 hedefleri arasında  Dünya’nın ilk 10 ekonomisine girmeyi hedefleyen bir Türkiye’nin  enerji ve alt yapı politikalarına yoğunlaşması  ve  ekonomisini de  reel sektör- ihracat temeline dayandırması gerekmektedir.

Uzel ise 2011 yılında hem Türkiye’den hem de dünyadan ürünlerine gelen yoğun taleplere cevap verebilmek için  üretim miktarını ve hizmet kalitesini arttırmak hedefiyle çalışmıştır.  2012 yılında da Uzel  grubu olarak ülkemizin hızla artan ticari partner sayısını  ve iş dünyasına sağlanan teşvik ve kolaylıkları değerlendirerek Türkiye’deki ve yurt dışındaki yatırımlarımızı tüm paydaşlarımız için karlılığını artıracağımız bir yıl olarak planlıyoruz. Grubumuzun en önemli üretim alanı tarım makinalarında gelen talebi karşılayabilmekte zorlanıyor ve üretim kapasitemizi talebi karşılayacak seviyelere ulaştırmak temel gayemiz, bunun için vargücümüzle çalışıyoruz. Otomotiv  sektöründeki pazar liderliğimizi korumak ve geliştirmek OEM lerle işbirliğimizi canlandırarak perçinlemek, gayrimenkul sektöründe sahip olduğumuz portföy ve bilgi birikimini yatırıma dönüştürerek katmadeğer yaratmak  gerek Türkiye  gerekse yurtdışındaki franchise haklarına sahip olduğumuz  diğer ülkelerdeki Century 21 portföyünü genişletmek,  turizm sektöründe ise  hem yurt içinde hem de yurt dışında işlettiğimiz konsept otelleri geliştirmek ve bu alanda da yeniliklerin öncüsü olmak 2012 hedeflerimizin başında gelmektedir. Tüm bu faaliyet planlarımızı hayata geçirmek için 2011 yılı, Uzel  sathında  2012 yılına bir hazırlık süreci olarak geçirilmiştir. Gerek tüm alanlardaki  ar-ge çalışmalarımız, gerek her daim tam bir ekip ruhu içinde hareket eden dinamik ve alanında yetkin ekip arkadaşlarımız, gerekse de sahip olduğumuz 150 yıllık miras ile 2012’yi karşılıyoruz.

Şunu da belirtmeliyiz ki Uzel’in hedeflediği üretim kapasitelerine ulaşması ve yeni yatırım planlarını hayata geçirebilmesi oldukça zorlu bir süreçtir. Ancak bu zorlu süreci geçmişimizden, kurumsal kimliğimizden ve sizlerden aldığımız güç ile bugüne değin aştık ve bugün de aşacağımıza inanıyoruz. Bizler hep birlikte 2012’de de üretmeye devam ettikçe ve bu çarkı döndürdükçe, bizlerin sorumluğu altında  olan ve  kendisini Uzel ailesine bağlı hisseden herkesin de çarkı dönmeye devam  edecek ve herkese hakkı teslim edilecektir. Yatırımcılarımız için ise ilk hedefimiz hisselerimizin hak ettiği değerlere yeniden ulaşması ve bu değerlerle işlem görebilmesidir.

 Bugüne kadar faaliyet gösterdiğimiz her alanda vizyoner ve kalite odaklı bir bakış açısıyla hareket ettik. Uzel  olarak faaliyet gösterdiğimiz her alanda hep en  iyi hizmeti vermeyi ve hep en iyisini üretmeyi hedefledik. Faaliyet ve yatırım planlarımızı yaparken hep  global düşündük ve global ölçekte hareket  ettik. Haklı olarak da bir türk markasını  dünyanın her noktasına taşımanın gururunu yaşadık. Önümüzdeki daha nice yılda bu gururu yaşamaya ve yaşatmaya devam edeceğimizden kimsenin şüphesi olmasın.

Geçmişten günümüze her daim ülkesine  bir katma değer yaratma ve  ülkesini en iyi şekilde temsil etme kaygısı içinde olan bir kurumun temsilcisi olarak, herkesin yeni yılını in içten dileklerimle kutlarım.

Saygı ve Sevgilerimle,

E.İ. Önder Uzel